Filmler
Diziler
Türkçe Dublaj
Altyazılı
Anime
Yeni Bölümler
Türler
Action
Adventure
Aile
Aksiyon
Animasyon
Animation
Belgesel
Bilim Kurgu
Bilim-Kurgu
Biyografi
Comedy
Crime
Documentary
Dram
Drama
Family
Fantastik
Film-Noir
Gerilim
Gizem
History
Horror
Kısa
Komedi
Korku
Macera
Music
Müzik
News
Reality-TV
Romance
Romantik
Savaş
Spor
Suç
Talk-Show
Tarih
Thriller
TV film
Vahşi Batı
Western
Film, dizi ara…
Ctrl K
Anasayfa
Filmler
Diziler
Türkçe Dublaj Filmler
Altyazılı Filmler
Anime
Yeni Bölümler
Ara
×
↑
↓
Gezin
Enter
Seç
Esc
Kapat
Hızlı keşfet
Filmler
Film arşivine göz at
Türkçe Dublaj Filmler
Dublajlı filmleri keşfet
Altyazılı Filmler
Altyazılı filmlere göz at
Diziler
Tüm dizileri keşfet
Yeni Bölümler
Son eklenen bölümler
1
hdfilmcehennemi üyesi
@vicious
1/50 deneyim puanı
0
Takip edilen dizi
0
İzlenen bölüm
1
Yorum
8 yıl önce
Katılma
Takip Ettiği Diziler
Son İzledikleri
İzlemeye Devam Et
Yorumlar
Network
Etkileyici bir film. Howard Baele'in haykırdığı gerçekler, bu yıllarda pek de aşina olmadığımız ve sinemada da daha önce dile getirilmemiş yepyeni fikirler değil artık. Lakin şu an bile, Howard'ın bu bildiğimiz gerçekleri yıldırım ve şimşeklerle dolu New York şehrine haykırdığı sahnede çarpılmışa dönüyor insan. Bu filmi izledikten sonraki tek yorumum, ''İşte sinema bu.'' oldu. Peki, nedir sinema? 2 saatlik bir zaman dilimine yayılı çekimleri sanat eseri kılan şey nedir? Bir düşünceyi izleyiciye anlatmak mıdır, şahane bir doğa manzarasını mı yansıtmaktır, yoksa bir duyguyu, ekran aracılığıyla verebilmekte midir hüner? Sinema çoğu zaman farklı bir şey olabilir. Bir ideolojiyi aktarırken o ideoloji döngüsünün içerisine insan duygularını ve çatışmalarını katabilir. Bir doğa manzarasının içine, yaradılış sancısıyla boğuşan insanın önemsizliğini yerleştirebilir; bu vesileyle bir düşünceyi de aktarabilir. Ancak ki bir film, bu vesileyle bir bütüne ulaşır. Sinema bütün bunların başarılı bir harmonisidir. Aksi takdirde tek başına bir ideolojiyi anlatmaya çalışan bir filmi izlemek yerine, bir makaleyi okumayı tercih ederiz. Veyahut bir filmi izlemektense bir fotoğraf karesine bakmamız yeterli olur ki zamandan da tasarruf ederiz. O anlamda sinema bir edebi eser değildir, bir makale değildir, bir fotoğraf değildir; tüm bunların harmonisiyle ayrı bir sanat dalıdır, ayrı bir hissiyat oluşturma aracıdır. Bu filmde de o uyumun en başarılı versiyonunu görüyoruz. İzleyici, filmin içerisinde anlatılmaya çalışılan düşünceleri kendi hünerleriyle yakalamayı sever normalde. Zekasının parıltısını hissetmeyi çok sever insan, bu yüzden de filmde bağıra çağıra bu gerçeklerin gözüne sokulmaya çalışılmasından da hoşlanmaz. Peki hangimiz, başta dediğim Howard Beale'in kızgınlığa dair yaptığı konuşmadan rahatsız olduk? Film öylesine başarılıydı ki bizi aynı anda, apartmanlarının camından bağıran kişiler ve bu kişiler ile dalga geçen üçüncü bir göz konumuna soktu. İşte bayanlar baylar, sinema budur. Bu film de bir sanat eseridir.
8 yıl önce
Beğen
0